Friday, June 20, 2008

RSPCA'DEN CEVAP




Yıllardır, Türkiye’deki hayvan koruma mücadelesini bölmek ve güçsüz düşürmek için akıl almaz oyunlar oynandı. Bunlardan en kalıcı ve tahrip edici olanı, ultra milliyetçi refleksleri de kullandığı için olsa gerek, yurt dışında sahiplendirme ile ilgili olarak üretilen komplo teorileri oldu.

Yukarıda, dünyanın en büyük hayvan koruma organizasyonlarından biri olan RSPCA International’ın direktörü David Bowles’un bu konudaki görüşünü yayınlıyoruz.



LETTER FROM RSPCA


Incredible games have been played for years to weaken and divide the struggle for animal rights in Turkey. The conspiracy theories made up about rehoming abroad were the most damaging of all of these, most probably because they also provoked the ultra nationalistic prejudices.

Above is the letter about this subject from Mr. David Bowles, the director of RSPCA International, one of the biggest animal protection organizations of the world.
Mektubun Türkçesi:
19 Haziran, 2008



Hayvanların yurt dışında sahiplendirilmesi konusu, sokak hayvanı sorununa çözüm getirmesi ve içerdiği riskler bağlamında tartışılmaktadır. RSPCA’nin çalıştığı 30’u aşkın Avrupa ülkesinin birçoğunda, köpek nüfüsunun sahiplenme kapasitesinden çok yüksek olması deneniyle, sokak hayvanı sorunu yaşanmaktadır. Tabii ki, bütün köpeklerin kendi ülkelerinde sahiplendirilebilmeleri tercih edilir. Günümüzde birçok ülkede bu mümkün değildir. Bu nedenle birçok organizasyon, köpekleri Turkiye, Ispanya ve Yunanistan’dan Hollanda gibi ülkelere göndererek sahiplendirmek için güzel bir sistem kurmuştur. Köpeklerin çok fazla olduğu ülkelerden çok az olduğu ülkelere gönderildiği bu sistem iyi çalışmaktadır. Başta sahiplendirilen köpekler olmak üzere herkes mutludur.

Bu ulaşım çok iyi denetlenmektedir. Avrupa yasaları sahiplendirilen köpeklerin kayıt altına alınmasını ve iyi kosullarda seyahat etmelerini kontrol etmektedir. Birçok hava yolu bu seyahati yaptirmaktan memnundur. Bu ülkelerdeki hayvan korumacı gruplar köpeklerin biran önce yeni evlerine varmalarına özen gösterdiği gibi, sahiplendirme sonrasında da köpeğin uyum gösterip göstermediğini yakından izlemektedirler.

Sokak köpeklerinin diğer ülkelerdeki laboratuvarlara gönderildiğine dair dedikodular RSPCA’nın da kulağına gelmiştir. Sokak hayvanlarının laboratuvarlarda kullanılması illegal olduğu gibi pratik olarak da mümkün değildir. Laboratuvarların sağlıklı köpeklere ihtiyaçları vardır ve bu nedenle kendi köpeklerini kendileri üretmektedirler. Başka ülkelerden gelecek köpeklere ne ihtiyaçları vardır ne de bunu isterler. Ne yazık ki kulaktan kulağa yayılan bu dedikodu birçok hayvanın başka bir ülkede güzel bir hayata kavuşmasını engellemiştir. Hangisini tercih ederdiniz: bir Turk köpeğinin Hollanda’da sevgi dolu bir evde daha iyi bir hayat yaşamasını mı, yoksa iyi bir eve kavuşma ihtimalinin çok düşük olduğu Türkiye’de kalmasını mı?




David Bowles

RSPCA
Uluslararası Ilişkiler Direktörü

3 comments:

Anonymous said...

Here is a clear message for all of those who have added yet one more item to their crazy repertoire of conspiracy theories...
Wake up, get over years of paranoia and start doing some real work on behalf of the animals. And if you decide not to then please, please, go to a far away and dont be a nuisance..

V

Anonymous said...

PETA'nin mektubundan sonra RSPCA'in bu yazısı çok net açıklıyor. Artık bundan sonra, hala, kürkleri için/deney için Türkiye'den sokak hayvanlarının gönderildiğini iddia edenlerin akıllarının yanı sıra iyi niyetlerinden de kuşku duymak gerekir. Dahası, Türkiye'de yuva bulunamayan sokak hayvanlarına yurtdışında ev/aile bulmak gibi zorluğu ve maliyeti çok büyük olan çalışmaları yapanlara "saldıranların", aslında bu hayvanlara karşı ne büyük kötülük yapageldikleri artık çok net ortaya konmuştur.

Güzide Erden

Tina Alaca said...

Yes, finally an organisation that states the truth in black and white. Hopefully now all those silly tales can be put in the garbage where they belong.
So called dog lovers please open your eyes.