Thursday, November 24, 2016

SHKD Actiezwerfhonden Project in Erdek





















SHKD Actiezwerfhonden Ekibi Erdek’de

SHKD ekibi “kısırlaştır-aşıla-yaşat” projesi için bu kez Erdek’deydi. 246’si köpek, 50’si kedi olmak üzere toplam 296 hayvan kısırlaştırıldı. Köpeklerin 193 tanesi, kedilerin 48 tanesi dişiydi. Kedi ve köpeklerin çoğu sağlıklıydı.  Erdek belediyesinde calışan bir veteriner yok. Yakın bir tarihte bir veteriner istihdam etmeyi dusunuyorlar. Bu gerçekleşirse, ise baslayacak veterinere Istanbul'da küçük kesi yöntemi ile ameliyat yapma konusunda eğitim vermeye söz verdik. 

Üç tanesinin tek bacağı ampute edilmis, birinin arka bacaklari yarı felçli olan dört tane özürlü köpeği, sokağa geri bırakılma şansları olmadığı için ve Erdek barınağının elverişsiz koşulları nedeniyle SHKD barinağına getirdiler.

Projenin tüm masraflarını karşılayan Actiezwerfhonden Vakfına destekleri için teşekkür ediyoruz.

SHKD Actiezwerfhonden Team in Erdek

Erdek is a small town with population around 34.000 in 2010 in the south of Marmara reqion. It is a domestic tourist destination where stray animals are cared for and fed in summer times when the population increases considerably with domestic tourists and suffer in winter with less people to care for them. There is no veterinary working for Erdek municipality for the time being. They are planning to employ one in the near future. If that happens we have given them our word for training the veterinary in Istanbul when he starts working. 

SHKD team visited Erdek for  “neuter and release” project.  They neutered a total of 296 animals, 246 of which is dogs and 50 cats. 193 of dogs and 48 of cats were female. Most of the animals were healthy.  

Four handicapped dogs, three of them with one leg amputated and one partly paralyzed in the back legs were brought to SHKD shelter because they couldn’t be released and Erdek shelter conditions were inconvenient for them to spend the rest of their lives at.  The will have more space and freedom at SHKD forest shelter.

We are grateful to Actiezwerfhonden for supporting all financial expenditures of this project.


























Wednesday, November 9, 2016
























SHKD-Acitezwerfhonden Kısırlaştırma Projesi Mudurnu’da

Mudurnu, Karadeniz Bölgesi, Bolu iline bağlı  küçük bir kasabadır. Istanbul’a 4 saat uzaklıktadır.  UNESCO tarafından tarihi anıt kent seçilen bu kasaba tarihi yapıları ve kaplıcaları ile turistik bir merkezdir.

Ekim 2016 başında, SHKD ekibi olarak, Hollanda’lı Actiezwerfhonden Vakfının sponsorluğu  ile “Kısırlaştır ve Serbest Bırak” projesi için  Mudurnu’ya gittik. Köpeklerin toplanması için belediye ekipleriyle birlikte Haytap gönüllüleri de yardımcı oldu.  Civar köy ve kasaba halkı da sokaklarda baktıkları kedi ve köpekleri kendileri getirdiler.  Mudurnu halkı da Türkiye’deki birçok yöredeki gibi sadece dişi hayvanları getirdi. Erkeklerin kısırlaştırılmasına gerek olmadığını düşünüyorlar. Köpeklerin çoğu ve özellikle kediler sağlıklıydı.  Bunda muhtemelen kasabada tavuk  tesisleri olmasının etkisi var.  Belediye başkanı çok ilgiliydi, kısırlaştır ve yerine bırak projesini biliyor ve önemine inanıyordu. Ekibimizi ameliyatlar sırasında sık sık ziyaret etti.

Iki veteriner, bir veteriner teknikeri ve yardımcıdan oluşan SHKD ekibi, Mudurnu’da kaldıkları 4 gün içinde 329 köpek, 91 kedi kısırlaştırdılar. Mudurnu Belediyesi için part time çalışan 2 veterinere “küçük kesi” operasyon yöntemi konusunda eğitim verdiler.

Finansal destekleri için Hollanda’lı Actiezwerfhonden Vakfına ve işbirliği için Mudurnu belediye başkanı ve halkına teşekkür ederiz.

SHKD Actiezwerfhonden Neutering Project in Mudurnu

Mudurnu is a small town and district in Bolu province which is 4hours drive from Istanbul. The town has been selected as a Historic Preservation District by UNESCO.  The town attracts tourist with its historical sites and thermal springs.

In early October SHKD team was in Mudurnu with the sponsorship of Dutch Actiezwerfhonden Organisation for the joint “neuter and release” project. Haytap volunteers helped municipality workers to catch dogs from streets. People from the town and from surrounding villages were very eager to participate in the project and brought dogs and cats they are looking after. As is familier from other cities of Turkey, they brought especially female animals because they believed that males don’t need to be sterilized. Most of the cats and dogs were healthy due most probably to the chicken farms near the city.  The mayor was very informed about the neuter and release project, believed in it. He was enthusiastic about the work and visited the team several times during operations.

SHKD team of 2 vets, one vet technician and one assistant neutered 329 dogs and 91 cats and trained two part time working municipality vets about “key hole” technique.

We are thankful to Actiezwerfhonden for their full financial support and to the mayor and citizens of Mudurnu for their cooperation.






Sunday, March 6, 2016

Kısırlaştırma Ekibi Antep ve Kilis'de






 SHKD - ACTIEZWERFHONDEN KISIRILAŞTIRMA SEFERBERLIĞI DEVAM EDIYOR

 Son Durak: Gaziantep-Kilis


Bu sefer, Haytap üyesi, Canlı Hayatı Iyileştirme Derneği’nin (CAHIDE) çağrısı üzerine Gaziantep’deydik. Cahide’nin başkanı ve sponsoru  Dr Cengiz Bayram bir tıp doktoru, Antep'de kazandığı paranın bir kısmını şehirdeki sahipsiz hayvanlara harcamaya karar vermiş bir hayırsever.  CAHIDE Antep belediyesi ile bir protokol yapmış, hayvanları ilgilendiren tüm sağlık hizmetlerini belediye adına yapıyorlar. Başlangıçta belediyenin barınağını kullanırlarken sonra hayvanları kafeslerde tutmanın onlara zulmetmek anlamına geldiğine karar verip 40 km2’lik bir arazi almışlar. Yeni barınakları Karakız,  geniş alanda kulübelerin olduğu ve hayvanların özgürce dolaştığı SHKD tipi bir barınak. 

Antep’e kadar gitmişken Kilis Belediyesi barınağındaki koşullar yeterli olmadığı için kısırlaştırılamayan 110 köpeğe de faydamız dokunsun istedik.  Onlarla da, köpeklerin CAHIDE’nin kliniğine getirilmesi ve kısırlaştırıldıktan sonra serbest bırakılması şartıyla Actiezwerfhonden ve Kilis Belediyesi arasinda bir protokol imzalandı.


Veteriner Hekim Murat Bekhan liderliğindeki- 3 veteriner hekim ve 1 asistandan oluşan- SHKD ekibinin Antep’de konakladığı 3 gün içinde, 166’sı köpek, 151’i kedi olmak üzere toplam 317 hayvan kısırlaştırıldı. Gaziantep’den dört,  Kilis’den bir veterinere “ küçük kesi” ameliyat yöntemi konusunda eğitim verildi.  Kilis’den getirilen 110 köpekten 85 tanesi Karakız barınağının çevresinde serbest bırakıldı. Bu köpeklerin beslenmesini CAHIDE  üstlenecek. Kilis’den gelen 25 sağlıklı köpek ise, kendi alanlarını korumaları için serbest bırakılmak üzere Kilis’e gönderildi. Kısırlaştırılan tüm köpeklere kuduz aşısı yapıldı, antibiyotik  ve  uzun etkili ağrı kesici verildi. Köpekler yedi günlük post operatif bakımdan sonra serbest bırakıldı.

Ekip bu sefer çok yorgun döndü ama Dr. Ceniz Bayram gibi fedakar bir insanı tanımaktan, 317 hayvana yardım edebilmekten ve bundan sonra “kısırlaştır-aşılat-yaşat” projesine devam edecek veterinerlere eğitim vermiş olmaktan dolayı mutluydular.

Bu proje Hollanda’lı Actiezwerfhonden derneği olmadan gerçekleşemezdi. GAntep- Kilis turunun bütün maliyetini onlar karşıladı. Dernek Başkanı Linda Taal’ın şahsında Actiezwerfhonden’e bağış yapan herkese teşekkür ederiz.

 SHKD-ACTIEZWERFHONDEN NEUTERING CAMPAIGN CONTINUES

  Last Stop: Gaziantep-Kilis 

 

This time we were at Gaziantep, upon the request of CAHIDE (Organisation for Improving Life of Living Things). Gaziantep, which is one of the industrial and agricultural centers of the country   is a big city near the Syrian border of Turkey.  The founder, director and sponsor of CAHIDE, Dr. Cengiz Bayram is a medical doctor who owns two private hospitals in the city. He decided to return part of the money he earned in this city to its dogs and signed a protocol with Gaziantep municipality to run all animal welfare and population control duties on behalf of them. For some time they worked at the municipality shelter then decided that kennel type shelters are prison camps for dogs and they bought a 40km2 land to build an open shelter like that of SHKD. Their shelter named Karakiz is being run by a team of salaried workers and volunteers since 2010.

As we went to Gaziantep, we decided to help the strays of  the neighboring city which is Kilis on the border of Syria. The municipality vet there was only capable of neutering male dogs and 110 female dogs were kept at the shelter unneutered. Actiezwerfhonden and Kilis Municipality signed a protocol for  110 dogs to be brought to CAHIDE for neutering and be released afterwards.

  SHKD veterinary team of 3 veterinaries and one assistant headed by Vet Murat Bekhan neutered successfully a total of 317 animals 166 of which is dogs and 151 cats during their stay in Gaziantep for 3 days.  Four vets from Gaziantep and one vet from Kilis municipality were trained for “key hole” technique. 85 of the dogs that were brought from Kilis were released in the area around Karakiz shelter to be fed by CAHIDE and 25 healthy dogs were sent back to Kilis to be released in the city so as to protect the territory. All animals were vaccinated for rabies, given antibiotics and long term pain killers. All animals were released after a post operative care of seven days. 

The team returned home very tired this time, for having worked overtime for 3 days but they were all happy for having helped 317 animals, for knowing a great animal lover Dr. CEngiz Bayram and with the hope that Neuter and Release will be continued by the 5 vets they had trained.

This neutering campaign couldn’t have been realized without the full financial support of Actiezwefhonden.  We thank Linda Tall and all Actiezwerfhonden donators for their generosity and support.   

















Wednesday, June 3, 2015

Ayvalık Seferberliği Devam Ediyor- Ayvalık Campaign Continues

Ayvalik’a Kısırlaştırma Seferleri Devam Ediyor

2013 yılında başlayan Ayvalık kısırlaştırma seferberliğimiz devam ediyor.  Üc yıldır Ayvalık’a toplam 12 sefer yaptık. Her gidişte ortalama en az 150-200 arasında değişen sayıda köpek kısırlaştırıldı. Ayvalık’dan önce gidilen Cunda ile birlikte toplam kısırlaştırılan hayvan sayısı, 1864 köpek ve  1274 kedidir.      Ayvalık’daki çalışmaya belediye barınağı ile başlandı.  Daha sonra Ayvalık ve çevre yerleşimlerden gelen köpek ve kedilerle devam edildi. En son olarak da çöplükte yaşayan köpeklerin rehabilitasyonuna başlandı.    Ayvalık içi ve çevresindeki köpekleri yakalamak nispeten daha kolay olsa da çöplüktekileri yakalama konusunda ciddi zorluk yaşandı.

 Ayvalığa Mayıs 2015’de   yapılan son seferde kısırlaştırılan köpek sayısı 151,  kedi sayısı ise 9’dur.  Kısırlaştırmalar dışında bu son gidişte, 1 köpeğe fıtık ameliyatı yapıldı, 2 köpeğin kolu ampute edildi, 1 dişi köpeğin   tümörlü meme sağ lobu alındı, 1 kedi göz ameliyatı oldu, 2 köpeğin yaralı kuyruğu ampute edildi.

Bu büyük seferberlik Hollanda’lı Actiezwerfhonden Vakfının sponsorluğu ve Vet. Murat Bekhan ve SHKD ekibinin özverili ve gönüllü çalışmaları sayesinde mümkün oldu.  Amacımız, sahipsiz köpek ve kedi nüfusu cok yoğun olan bu sahil kentinin hayvan popülasyonunu kontrol altına alarak, hayvanların yaşadığı sefalete son vermek ve kısırlaştırıp yerine bırakmanın etkili bir nüfus kontrol stratejisi olduğunu kamuoyuna ve belediyelere göstermek.


Neutering Campaign in Ayvalık Continues

Our neutering campaign in Ayvalik which started in 2013 continued with the 12th visit to the city in May 2015. SHKD team has neutered an average of 150-200 dogs in each stay. As a result, including our tours to Cunda right before Ayvalık,  the  number of animal neutered reached 1864 dogs and 1274 cats in total. Our campaign in Ayvalik started with neutering dogs at the shelter, in later visits animals in the city and surrounding districts were neutered.  Finally we started to work in the garbage damp which is a real challenge because it is more difficult to catch dogs living there.

During our last visit to Ayvalik in May, we neutered 151 dogs and 9 cats, 1 dog was operated for his hernia, 2 dogs’ arms were amputated, one dog’s breast tumor was removed, 1 cat’s eye operated and 2 dogs’ tails were amputated.

We owe gratitude to Stichting ActieZwerfhonden (StraydogsCampaign Foundation)  for sponsoring this huge project and SHKD veterinary team headed by Vet Murat Bekhan for their devoted voluntary work. Our aim is to end animal suffering by controlling their number and also to show to the public and municipalities that neutering is the only effective solution to the problem of excess stray population.




Sunday, May 3, 2015

SHKD Tatvan'da- SHKD in Tatvan





SHKD Tatvan’da

Tatvan sokak hayvanları için zor bir şehirdi, ta ki SHKD’den sevgili arkadaşımız Veteriner Teknikeri Ömer Atış, birkaç yıl önce Tatvan Belediyesinde çalışmaya başlayana kadar. Onunla birlikte Tatvan’da kısırlaştırıp yerine bırakma projesi uygulanmaya başlandı, belediye sokak hayvanlarının beslenmesi için ekipler görevlendirdi, hatta sınır karakollarında bakılan köpeklerin asılanması ve kısırlaştırılması için seferberlik başlatıldı. Tabii butun bunlarin gerçekleşmesinde Hollanda'li Actiezwerfhonden Vakfının Tatvan Belediyesinin hayvan kliniğini tümüyle tefriş etmesinin çok önemli olduğunu hatırlayarak onlara tesekkür ediyoruz. 


SHKD’den arkadasimiz Murat Bekhan, 27 Nisan’da,  Tatvan Belediyesinin daveti üzerine, ilköğretim okulu öğrenilerine sokak hayvanları ile ilgili sunum yapmak üzere Tatvan’a gitti. Belediye 4 okuldan toplam 1000 öğrencinin Tatvan Belediyesi Kültür Merkezine getirilmesi için araç tahsis etti.  Sunum son derece verimli geçti. Ne kadar eğlenceli geçtiğini ise fotoğraflar anlatıyor zaten.   Ayrıca belediye başkanından seminerlere devam edileceği sözünü aldık.  


SHKD in Tatvan for Education Seminar
Tatvan was one of the most difficult cities In Turkey until our friend from SHKD, Veterinary Technician Ömer Atış started to work for Tatvan Municipality Veterinary Department a few years ago. He initiated a remarkable change in the city. The municipality started to implement neuter and release, began feeding stray animals in streets and allocated teams to neuter and vaccinate dogs that are looked after at military bases by the border. None of these would be possible without the generous donation of Dutch foundation Actiezwerfhonden to furbish the veterinary clinic of the Tatvan Municipality. We pay our gratitute to them for their support. 


On April 27, Vet. Murat Bekhan from SHKD was in Tatvan to give a seminar on stray dogs upon the invitation of the Tatvan municipality. Tatvan is a city where according to the dominant Islamic sect Scafizm, dogs are regarded as dirty and untouchable as such. As a result the behavior of children towards dogs are not very friendly. The Tatvan municipality allocated cars to bring a total of 1000  primary school students from 4 different schools to the municipality cultural center. The seminar was very successful and effective. The pictures show how the students enjoyed themselves. We also had the mayor’s word that they will continue with the sessions.
 








Tuesday, November 18, 2014

Batman'da Kısırlaştırma- Neutering in Batman






Almanya’daki Licht Blicke für Tiere e.V. derneğinin başkanı Banu Knueppel’in girişimiyle,   Batman’da bir kısırlaştırma projesi gerçekleştirildi.  Bitlis’deki  "Bir Damla Hayat Derneği"nden  Veteriner Teknikeri Ömer Atış,  Dr. Damla Şahin, veteriner hekimler ve yardımcılardan oluşan bir ekip bu proje için  iki tam gün çalışarak Batman’da 61 tane köpeği kısırlaştırdılar.   

Projenin tek sponsoru Licht Blicke fur Tiere e.V derneğine,  Batman’daki kısırlaştırma çalışmaları için bağış yapan Alman hayvanseverlere, projeye öncülük yapan  Banu Knüppel’in şahsında teşekkür ediyoruz.  Başlatılan  “kısırlaştır-aşılat- yerine bırak” uygulamasının  Batman belediyesi veterinerleri tarafından devam ettirileceğine inanıyor, ve  bu uygulamanın diğer illere de örnek oluşturmasını diliyoruz.

A neutering project has been launched in Batman by the initiation  of Banu Knueppel the director of  Licht Blicke für Tiere e.V. from Germany.   Veterinary technician Omer Atış and Dr. Damla Sahin from the animal protection organization “ Bir Damla Hayat” based in Bitlis organized a team of voluntary vets and  asistants and went to Batman to realize the project.  They worked for two full days and neutered 61 dogs collected by the municipality team.

We are grateful to Banu Knueppel, director of Licht Blicke für Tiere e.V. for her devotion to save Turkish dogs and the German animal lovers for being the sole sponsor of this project. We also owe wholehearted thanks to “Bir Damla Hayat” team for working  devotedly to implement it.  
We wish the neuter and release practice to be continued by the Batman municipality vets as promised and the practice to be a model for other cities.



Monday, April 21, 2014

Cunda-Ayvalık Projesine Devam-Continuing with the Cunda Ayvalık Project




Cunda - Ayvalık Projesi Devam Ediyor

Cunda  kedileriyle ünlü bir sahil kasabasıydı; bin civarında kısır olmayan kedi, yavrular Cunda sokaklarında yaşıyordu.  Buna yaşamak da denmezdi aslında, çoğu hastaydı, özellikle kışın aç kalıyorlardı. Cunda’lı hayvanseverler kendi çabalarıyla kısırlaştırma yapmaya çalışsalar da bu kadar büyük bir sayının altından kalkmaları mümkün değildi. Cunda’da ciddi bir kısırlaştırma kampanyası yapmak ve bir kere değil defalarca gitmek gerekiyordu. Cunda’nın ada olması bir avantajdı. Sayıyı kontrol edebilir, Cunda’yi bir pilot proje olarak sunabilirdik. Hollanda’lı Actiezwerfhonden derneği çağrımıza olumlu cevap verdi ve başladık. SHKD veteriner ekibi bu güne kadar Cunda’ya 8 defa gitti. Toplam 842 kedi ve 132 köpek kısırlaştırdılar. Cunda kedilerinin tahminen %95’i kısırlaştırılmış oldu böylece. Artık Cunda içinde kulağında kısırlaştırıldığına dair işaret olmayan kediye rastlanmıyor. Bu çalışmalarda Cunda’lı gönüllüler Gülnihal Balcı öncülüğünde kedileri toplayarak,  bütün çevreye duyuru yaparak, operasyon sonrası bakıma yardım ederek destek oldular.  Bu başarının mimarları ise tabii ki özveri ve “küçük kesi” operasyon tekniğindeki ustalıklarıyla harikalar yaratan    Vet Murat Bekhan ve SHKD ekibi. 

Cunda’ya gidip gelirken Ayvalık’dan yardım çağrısı geldi. Ayvalık Belediyesinin daha önce birlikte çalıştığı Alman dernek gittikten sonra hiç kısırlaştırma yapılmamıştı. Barınaktaki köpekler, kısırlaştırılıp serbest bırakılmayı bekliyordu. Yine Actiezwerfhonden’e başvurduk. Bizi geri çevirmediler. Ayvalık Belediyesi Gülnihal Balcı'nın koordinasyonunda, yakalama, besleme ve yerine bırakmayı üstlendi. SHKD ekibi 3 kere de Ayvalık’a gitti. Toplam 400 köpek kısırlaştırdı. Ayvalık’daki son çalışma sırasında SHKD başkanı Robert Smith de ekibi ziyaret etti ve  projeye o da bir veteriner teknikerinin 5 aylık maaşını üstlenerek destek verdi. 

Amacımız Cunda-Ayvalık projesinin tüm belediyeler için örnek olması. Sokak hayvanlarını öldürerek, dağlara ormanlara atmakla sorunu çözemeyeceklerini, kısırlaştırıp yerine bırakmanın ve bu işi sürekli yapmanın sorunu çözeceğini uygulama ile göstermek istiyoruz.  

Projenin tüm finansal sorumluluğunu üstlenerek destek olan Hollanda’lı Actiezwerfhonden vakfına ve başkanları Linda Taal’a sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.


Cunda-Ayvalık Project Continues


Cunda is a small town in the Eagan coast of Turkey. Beside for its natural beauty   it was also famous for its  large population- estimated to be around 1000- of  cats of all size and age  living in the streets of Cunda.  They were living in misery with most of the cats ill and not able to find enough food especially in winter when the summer inhabitants leave the town. Animal lovers in Cunda were trying to have them neutered but it was not possible for them to neuter all. Cunda needed a real neutering campaign and it had to be visited more than once. It was an advantage that  the town is situated on an island with a narrow connection to the main land. We could control the number and make Cunda a pilot project. With the full financial support of the Dutch Actiezwerfhonden Foundation we started the NR project. SHKD team went to Cunda 8 times and neutered and released 842 cats and 132 dogs. We estimate to have neutered approximately 95 % of cats in Cunda. Nowadays it is hard to see a cat on the streets without the earmark showing she is neutered. Volunteers from the town headed by Gulnihal Balcı helped the team by collecting cats, making an announcement for inhabitants to bring stray cats in their street for neutering, and they helped in postoperative care. The heroes of the campaign are naturally  vet Murat Bekhan and SHKD team with their  altruistic work ethic and expertise in key hole technique which enables them to do so many operations with %100 success.

As the team was visiting Cunda periodically, a call for help came from Ayvalik- the city which the town of Cunda is a part of-. The German organization with whom the Ayvalik municipality worked for many years had left and there had been no neutering done after that. Many dogs at the shelter were waiting to be neutered and released. Actiezwefhonden accepted our request to help Ayvalik dogs as well. The Ayvalik municipality accepted to to help the project by collecting dogs,  taking  care of them in the postoperative period and releasing them afterwards. Gulnihal Balci who is now employed by Actiezwerfhonden for the project is going to coordinate the work. SHKD team went to Ayvalik 3 times and neutered 400 dogs in total. Actiezwerfhonden covered all the financial expenses. During the last mission in Ayvalık,  Robert Smith, director of SHKD also visited the team. He was impressed with the work and offered to pay the salary of a vet technician to help with the medical treatment and care of dogs at the shelter for 5 months.

Our aim is for Cunda- Ayvalik project to be model for all the municipalities of Turkey. We want  to show that killing stray animals or dumping them out of the city is not a solution but neuter and return is.  Naturally our main goal is to  end the misery of animals in Turkey.

We are grateful to  Actiezwefhonden and all its donators and director Linda Taal  for supporting our struggle to promote neuter and return in Turkey.








Monday, February 3, 2014

Kısırlaştırma Seferberliğine Devam-Continuing With Neuter-Return

 
 
Kısırlaştırma Seferberliğine Devam: Cunda-Ayvalik-Manyas
 
SHKD ve Actiezwerfhonden kısırlastirma seferberliğine devam ediyor. Cunda’ya yedinci seferimizi yaptık. Böylece toplam 717 kedi ve 132 köpek kısırlaştırılmış oldu. Artık Cunda’da neredeyse bütün kediler kısır. Yaz gelmeden önce bir sefer daha yapmayı planlıyoruz. Cunda’ya gidişimiz Haytap’ın çağrısı ile gerçekleşti. Cunda’da yerleşik gönüllülerin desteği olmasa bu başarıya ulaşamazdık. Tüm kedilerin toplanmasına öncülük ettiler, insanlara sokaklarındaki kedileri getirmeleri için duyuru yaptılar, hayvanların operasyon sonrası bakımını üstlendiler.  
Cunda’ya gitmişken, Ayvalık Belediyesinden de çağrı geldi. Barınakta kısırlaştırılmak için bekleyen 100 köpek vardı. Kısırlaştırıldıktan sonra sokağa bırakılacaklardı. Onları da özgürleştirmeye gitti SHKD ekibi, 100 köpeği kısırlaştırdı.
Daha sonra Haytap’dan Timur Ugan aradı. Manyas Belediyesi barınağındaki köpekler kısırlaştırılmak için bekliyorlardı. Veteriner yoktu, ödenek yoktu. Oraya da gittik. 161 köpek ve 8 kedi kısırlaştırdık. Şimdi barınağın etrafındaki meyva bahçelerinin bulunduğu alanda özgürce yaşıyorlar.
 Ne yazık ki Türkiye’nin birçok kentinde, belediyelerin ne kısırlaştırma yapacak veteriner kadroları ne de ekipmanı var. Bazı belediyeler bunun önemini biliyor ve bizden yardım istiyor. Bazıları ise hayvan popülasyonunu çağ dışı öldürme yöntemleriyle “kontrol etmeye” çalışıyor. Bunun işe yaramadığını bilseler de günü kurtardıklarını sanıyorlar.  Halbuki itlaf ekiplerine harcadıkları kaynaklarla sorunu şimdiye kadar çözebilirlerdi.
Her gittiği ilde gönüllü olarak günde 12 saate varan bir tempoda çalışan, SHKD’nin sevgili veteriner hekimi Murat Bekhan basta olmak üzere, SHKD çalışanı Hüseyin Yıldırım’a, Haytap gönüllülerine teşekkür ederiz.    Actiezwerfhonden derneğinin başkanı Linda Taal’e  ve bağışçılarına verdikleri destek için minnettarız. Ülkelerinden çok uzaktaki hayvanların zor durumdan kurtulmaları için fedakarlık yaptılar.
Continuing with Neutering Project: Cunda-Ayvalık-Manyas
SHKD-Actiezwerhonden neutering project is continuing. SHKD team has  been to Cunda for the seventh time and a total of 717 cats and 132 dogs have been neutered. Now almost all cats of Cunda are sterilized. We plan to make a final excursion to Cunda before summer. Our first visit to Cunda was initiated by Haytap’s request. Without the active help of volunteers in Cunda we couldn’t have reached such a result. They  collected stray cats before the arrival of the team, made a call to all the inhabitants to bring cats and dogs at their streets for sterilization and helped in postoperative care.
As we were visiting Cunda for the fourth time,  Ayvalik Municipality requested  that we also pay a visit to their shelter  as part of the sterilization project. There were 100  fertile dogs at the shelter waiting to be neutered. There was no veterinary, no money for sterilization. SHKD team went there and neutered 100 dogs. Dogs were released back to streets after being sterilized. We had given a hand in having them gain their freedom again as well as helping for population control.  
Later, Timur Ugan from Haytap called us. He told us that Manyas Municipality was also in trouble. There were fertile dogs at the shelter waiting to be neutered. There was no vet, no money for this purpose in municipality budget. SHKD team went there and sterilized 161 dogs and 8 cats. Now the dogs at the shelter are living at the fruit gardens around the shelter freely.
Unfortunately many municipalities in Turkey don’t have resources they can allocate for sterilization of stray animals. Some are aware how crucial this is for controlling the number of stray animals and ask for our help. Some still try to “control” the population by brutal methods of killing. Although they know this will not help, they think they are saving the day. However, they could have solved the problem with the money they have been spending for poisoning teams up to now.
First we thank  SHKD’s vet Murat Bekhan  for his altruistic voluntary work which sometimes reaches 12 hours a day, nearly with no break and SHKD employee Huseyin Yildirim who is assisting him and to Haytap volunteers who help the team in every city we go.  Needless to say, none of this could be achieved without the financial support of Actiezwerfhonden. We are grateful to Linda Taal, director of Actiezwerfhonden and all the donators for having a place in their heart for miserable stray animals of Turkey.
 
 
 
 
 

Sunday, November 24, 2013

Cunda'nın Kedileri- The Cats of Cunda


 CUNDA'NIN KEDİLERİ


Bir gün Nesrin Çıtırık bizi aradı ve “Canda’dayım, buradaki kedi sayısı inanılmaz fazla, anneler bebekler, her yer kedi. Hayatımda bu kadar kediyi bir arada görmedim. Ne olur SHKD buraya bir kısırlaştırma seferi yapsın, “ dedi. Tabii önce finansman bulmamız lazımdı. Hollanda’lı Actiezwefhonden derneğine başvurduk.  Durumu anlattık. Kedilerin toplanması için yardımcı olacak ve kedi popülasyonunun çoğunluğu kısırlaştırıldıktan sonra projeyi devam ettirecek gönüllülerin olduğunu anlattık. Actiezwerfonden, Cunda’nin ada konumundan dolayı bunun başarılı bir pilot proje olacağını da düşünerek projeyi kabul etti.

Cunda’ya, 2013 yılında, Mart, Nisan, Mayıs (iki kere) ve Kasım’da olmak üzere toplam beş kere gidildi. İlk üç seferde 343 kedi ve 88 köpek kısırlaştırıldı.  45 kedi ise bizim bıraktığımız ilaç ve ameliyat aletleriyle SHKD ekibi Cunda’dan ayrıldıktan sonra, ekibin “anahtar deliği” tekniği konusunda eğittiği yerel bir veteriner tarafından kısırlaştırıldı. Yazın hava koşulları nedeniyle bir ara verildikten sonra Kasım’da tekrar gidildi. Bu kez finansman için Marchig  Trust’dan destek bulundu. Bu son gidişte, üç veteriner, bir günde 127 kedi ve 19 köpek kısırlaştırdılar.  Böylece Cunda’da toplam 471 kedi ve 106 köpek kısırlaştırılmış oldu.

Bu projeye Cunda’li hayvanseverler, gönüllüler herkes destek vermeseydi bu sayılara ulaşılamazdı. Insanlar sokaklarında baktıkları kedileri kapıp getirdiler. Çamaşır sepetini tahtayla kapatıp sokağındaki kediyi getirenler bile vardı. Şimdi artık Cunda’da lokantaların bulunduğu bölgedeki kedilerin neredeyse hepsi kısır ve çok daha sağlıklı. Cunda’ya Aralık ayında iki  sefer daha yapmayı planlıyoruz. Hedefimiz Cunda’nın “kısırlaştır-aşılat- yaşat” projesinin başarıya ulaştığı bir pilot bölge olması.

Actiezwerfhonden ve Marchig Trust’a verdikleri destek için,  Cunda’lı gönüllülere ve hayvanseverlere ekibin en çok sayıda hayvanı kısırlaştırabilmesi için canla başla çalışmalarından dolayı teşekkür ederiz.    Tabii ki bu proje,  ülkenin en tecrübeli, yetenekli ve hayvansever veterinerleri SHKD ekibinde yer almış olmasa  ve  günde 12 saat ve %100 başarı oranıyla çalışmasalar gerçekleştirilemezdi.
 
THE CATS OF CUNDA

One day Nesrin Citirik called us saying, “I am in Cunda now. The population of cats here is incredible. There are cats everywhere. I have not seen so many cats together in my life. Most of them are sick or pregnant. SHKD, please organize a neutering tour here.” We had to first find financial support. We applied to Actiezwerfhonden from Netherlands. They had supported most of our neutering projects in the past. We told them about the desperate situation and that there are trustworthy volunteers who promised to collect cats and to continue the project after the majority of animals are neutered by SHKD. Actiezwerfhonden accepted to finance the project.  The fact that Cunda is an island made it a promising pilot for a successful project.

SHKD team went to Cunda in 2013, five times, in March, April, two times in May and in November. In the first four visits, a total of 343 cats and 88 dogs were neutered. After the team left Cunda, a local vet, trained by the team,  neutered 45 cats with the medicine and equipment SHKD team left to her. After giving a break in summer because of the weather conditions, the team visited Cunda for the fifth time in November. This time The Marchig Trust supported the project and three  vets neutered 127 cats and 19 dogs in one day. Thus the total number of cats and dogs neutered reached 471 and 106 respectively.

This result was achieved thanks to the local animal lovers and volunteers who carried all cats that they could catch. Some people brought cats in their streets in laundry baskets covered with a piece of wood, with stone on top. Now nearly all cats in the region where restaurants are –the seaside-   are neutered and healthy. We are planning to make two visits to Cunda in December. Our aim is for Cunda to be an exemplary pilot town for the success of the “neuter-vaccinate-release” project.

We are grateful to Actiezwerfhonden and Marchig Trust for their financial support and to all the volunteers and animal lovers of Cunda who worked hard so that the team could neuter the maximum amount of animals in their short stay.  Needless to say this project wouldn’t be achieved if we didn’t have the most talented, experienced vets who worked for 12 hours without giving a break and with a 100% success rate.

 

 

 

 


Friday, September 27, 2013

BEYKOZ'DA YENIDEN KATLİAM - MASSACRE IN BEYKOZ AGAIN




BEYKOZ'DA KATLİAM 

2008 yılında Beykoz Belediyesi barınaktaki yüzlerce köpeği ormanlara atarak büyük bir katliam yapmıştı.- Konuyla ilgili fotoğraf ve bilgiler 2008 yılı blog kayıtlarında görülebilir- Daha sonra belediye başkanı değişti. Yeni Başkan Yücel Çelikbilek, “Hayvanlar çaresizdir, Allah’ın bize emanetidir” diye işe başladı. Biz de ona güvenmiştik.

Şimdi seçimler yaklaşırken birdenbire Beykoz ilçesindeki kısırlaştırılmış, aşılı, evcil, insanlar tarafından bakılan köpekler toplu halde yok olmaya başladı. Temizliğe Anadolu Hisarında Spor Akademisinin karşısındaki köpeklerle başladılar. Uzun süredir orada yaşayan kimisi çok genç, kimisi çok yaşlı, Peri, Nazlı, Bodur tam 21 tane köpek yok oldu. Derken Kanlıca’dakiler yok oldu, sonra Çubuklu, Beykoz Merkez, Kavacık ve son olarak Kaymak Donduran’ın köpekleri yok oldu.

 Şehrin dışında, otoban kenarında, ürkek, şaşkın, aç, susuzdular.  Önümüz kış. Atıldıkları yerde yiyecek bulmaları mümkün değil. Yavaş ve korkunç bir ölüm onları bekliyor.

Herhalde sokak hayvanı sorununu bu yöntemlerle  öteleyen başka bir ülke yoktur. Görünüşte kısırlaştırma yapmak için kadro istihdam et, ya da taşeron şirketler kurdurup işi onlara ihale et, sonra kısırlaştırdığın köpekleri ormana atarak açlıktan ölüme terket.  

Başkan Yücel Çelikbilek,” Hayvanlar bize Allah’ın emanetidir” dediği zaman samimi olduğuna inanmıştık. Inançlı bir insandı. Allah’ın tüm kainatı insan için yarattığına iman ediyorsa,    bunun insanın sırtına tüm canlıları koruma sorumluluğu da yüklediğine  inanıyor olmalı diye düşündük.   Tüm mahlukatın Allah’ın ayet-i kerimesi olduğuna ve insana zimmetlenmiş olduğuna inandığını  varsaymıştık.  Yanılmışız.

1910 Hayırsızada katliamını  defalarca yeniden yaşıyoruz. 1910’da Hayırsızada’ya atılan 80.000 civarındaki köpeğin  hepsi  açlıktan birbirini parçalayarak öldü. Istanbul halkı daha sonra patlayan Balkan harbini bu köpeklere yapılan zulmün getirdiği bir felaket olarak yorumladı. Ama hayvan katliamları hep devam etti, hala da devam ediyor. 

 Bir gün bu şehrin vicdanlı insanları, susmanın suc ortaklığı olduğunu anlayacak ve seslerini duyuracaklar. Bunun çok uzak olmadığını umuyoruz.
 
MASSACRE IN BEYKOZ
In 2008, Beykoz Municipality carried out a big dog massacre by dumping all of around 1000 dogs at the shelter in the forest. – pictures and information about this catastrophe are in 2008 entries of this blog-. Then a new mayor, Yücel Çelikbilek was elected and  gave us his word saying, “Animals are weak creatures, they are entrusted on us by God,  it is our duty to look after and protect them.”  We trusted his word.  
Now as the elections are approaching, the neutered, vaccinated, human friendly dogs that are looked after by inhabitants are disappearing. They started “cleansing” with dogs that lived across the Sport Academy in Anadolu Hisari. Dogs who lived there for a long time, some very old, some young, Peri, Nazi, Bodur… 21 dogs disappeared from the area. Then dogs in Kanlica disappeared, then those in Cubuklu, Beykoz Center, Kacavık, Kaymak Donduran disappeared.
They were dumped in forests and by highways, far away from the city. They are now shocked in fear, hungry and thirsty, far away from their territory, their home.  Winter is coming. There is no chance for them to find any food in where they are dumped.  A slow and terrible death is inevitable.
Perhaps there is no other country which deals with the stray dog problem in the worst and despicable way possible like Turkey.  Employ manpower to do neutering or give the neutering duty to a subcontractor established for that purpose, so act as if you are doing neuter and return, then dump dogs that are neutered out of the city to die there  a terrible slow death.
We believed him when Mayor Yucel Celikbilek said “ Animals are entrusted on us by God”.  He is  a religious man. We thought that since he had faith that God created all universe for men, he should  believe that this puts the responsibility of  protecting  all universe on men’s shoulder.  We were wrong.
The massacre in Hayirsizada in 1910 is not a historical incidence, it has been repeated since then over and over again. In 1910, all of about 80.000 animals in Istanbul,  dumped in the isolated island of Hayirsizada died by killing each other from hunger. The inhabitants of Istanbul believed that the Balkan War that fallowed was a catastrophe that was a result of this cruelty done to animals. But the animal massacre has continued ever since, and is still continuing now.
This massacre will continue until the sentient people of this city understand that keeping silent is to comply with the crime and   raise their voices for these innocent souls. We hope this day is not very far.
  
 
 
 
 
 


Thursday, September 5, 2013

Luuk Adında Bir Köpek-A Dog Named Luuk




Fotoğraftaki köpek belediyeler tarafından şehir dışına atılan binlerce köpekten biri. Açlık ve susuzluktan bir süre sonra bu hale geliyorlar. Onu belediyelerin köpekleri attıkları alanlardan birinde bulduk. Dermansız yerde yatıyordu. Dev bir kangaldı, tüyleri tamamen dökülmüş, kemikleri dışarı fırlamıştı. Aldık, SHKD barınağına getirdik, tedaviye başladık. Adını Luuk koyduk.

Mahalleden bir kişinin telefonla belediyeyi araması ile başlıyor bu korkunç yolculuk. Ekipler geliyor, köpeği alıyor.  Kısırlaştırıyor ya da kısırlaştırmıyor, şehir dışına, ormana, otobana artık hangisi ekiplerin kolayına gelirse atılıyor. Korku, panik, geri dönme çabası. Otobanda bir araba çarparsa bu ıstırap  bitiyor. Yoksa devam ediyor, açlık, susuzluk, perişanlık,  hastalık.  Katliamın en korkuncu yaşanıyor.  Uzatmalı bir ölüm yolculuğu.  Kimsenin umurunda değil.  Belediyeye telefonu açan kişi merak etmiyor mahalledeki köpeğin nereye götürüldüğünü. Belediye ekipleri umursamıyor ormana attıkları köpeğin başına neler gelebileceğini. Herkes işine geri dönüyor. Hiçbir şey olmamış gibi hayat devam ediyor. 
 
A Dog Named Luuk

The dog in the picture is one of the thousands that are dumped out of the city by municipalities. They turned out to be like this from hunger and thirst. We found this, whom we named Luuk, in one of the dump areas of municipalities. He was lying still like dead.  He was a huge Kangal, all his fur lost, his bones protruding out. We took him to SHKD shelter and started treatment. 

This horrible journey starts with one person in the neighborhood calling the municipality. The teams come and take the animal. He is either neutered and sometimes not and dumped out of the city, in forests, highways, whichever is easier for the teams to reach. Fear, panic, natural instinct to go back home. This horror ends if a car or truck hits him on the highway. Otherwise it continues with hunger, thirst, misery, disease. This is the worst form of massacre. It is a prolonged death. Nobody cares. The person who has called up the municipality asking for the dog to be taken from his neighborhood is not curious about where the dog is taken. The municipality teams don’t bother about the dog they dumped in a place where he doesn’t have any chance to find food or water. Everybody is back to his work. Life goes on like nothing has happened.

 

 

 

Saturday, August 3, 2013

Cassie'nin Hikayesi - Cassie's Story



















Cassie SHKD barınağında çalışan Hüseyin'in evinin bulunduğu sokakta doğmuş. Yine aynı sokaktaki marangoz tarafından sahiplenilmiş, evde degil de işyerinde bakılan-takılan- bir köpek olarak. Neredeyse adamın çırağı gibi her işe birlikte gider gelirlermiş, adamın arabasıyla. Sonra marangoz kanser olmuş, bir bacağı kesilmiş, dükkana gelemez olmuş, daha sonra da ölmüş.  Dükkanı oğulları devralmış, Cassie'yi de- o zamanki ismi Metis- ihmal etmişler, hiç ilgilenmez olmuşlar.
 
Huseyin dayanamayıp barınağa getirmişti. Ortada takılan köpeklerdendi, insanlarla iliskisi iyiydi. Ama ilginç bir huyu vardı, her gelen arabaya ne yapıp edip biniyor, indirmek zor oluyordu.
 
Bir gün barınağa bir kadın küçük kızıyla birlikte geldi. Cassie'yi sahiplenmek istediler. Kemerburgaz'da oturan hali vakti yerinde bir aileydi. Türkiye'de barınaktan kopek sahiplenmek pek rastlanan bir şey değildi.  Iyi bakarlar diye verdik. Altı ay sonra geri getirdiler. Sebep: küçük kıza sürtünüp yere düşürüyormuş. Hüseyin anlattı, geri getirdiklerinde arabadan bir türlü inmek istememiş, kadın çekiştirerek zorla indirmiş.
 
Hollanda icin sahiplendirme listesine koyduk onu. Kısa sürede birisi çıktı. Ne ilginç bir tesadüf ki yeni sahibi de marangozdu.
 
Gecen hafta  Cassie'yi evinde ziyaret ettim.   Aynı eski sahibi ile olduğu gibi işe birlikte gidiyorlar, sık sık Fransa'ya seyahat ediyorlarmis arabayla. Cassie'nin araba tutkusu devam ettigi icin sahibi bahçedeki arabasının kapısını hep açık bıraktığını söyledi. Istediği zaman gidip oturuyormuş.
 
Cassie once beni tanımadı. Sonra ilk sahibinin çağırdığı isimle cağırdım, "Metis" dedim, çok heyecanlandı, hatırladı.


CASSIE'S STORY
 
 
Cassie was born in the street where one of SHKD workers, Huseyin  lives. He was  adopted by a carpenter who had a shop at the same street. The man didn't take him home but  looked after him at his shop. He was like the man's assistant, going to every job appointment together with him by his car. Then the carpenter had cancer and he had one leg amputated and he couldn't come to the shop any more and soon he died. The sons took over the job but completely neglected Cassie, his name being Metis then.
 
Huseyin was sorry for Metis and took him to SHKD shelter. He was one of the dogs that lived in the free area, so had maximum human contact. He was very good with humans. He had an interesting habit of getting in any car that came to the shelter. It was difficult to get him off again.
 
Then one day a lady and her small girl came to the shelter to adopt a dog. They chose Cassie.  They were a rich family and it was very rare for a family to come and adopt a dog from a shelter in Turkey. We gave him to this family hoping him to have a good life.  They brought Cassie back after six months. The reason was that he was rubbing himself against the little girl and making her fall. Cassie didn't want to get off the car, the woman had to drag him out.
 
We put Cassie on the rehoming list for Holland. He was adopted in a short time. It was interesting that his new owner was also a carpenter. 
 
I visited Cassie at his home last week. The new owner was taking Cassie together   with him to work  like his first owner did. They were driving to France often. He said that Cassie's attraction towards cars continue. He left the door of his van open in the garden for him to get in and sit whenever he wanted.
 
Cassie couldn't recognize me at first. Then I called him by the name his first owner called him, I said" Metis". He was very excited. He  remembered.
 

Monday, June 24, 2013

Bir İnsan Dünyayı Değiştirebilir- One Man Can Change the World




















Bir İnsan Dünyayı Değiştirebilir

Ömer Atış’la on yl SHKD’de birlikte çalıştık. Beraber nice hayvana yardım ettik,  Anadolu’nun birçok iline kısırlaştırma seferi düzenledik. Ömer artık Tatvan’da, Tatvan belediyesi için çalışıyor.  Bizim için yeri doldurulmaz ama D. Anadolu’da başlattığı değişimi görünce onunla gurur duyuyoruz.

Ömer’in Tatvan’a tayininden sonra, Hollanda’dan Actiezwerfhonden derneği Tatvan Belediyesinde bir kısırlaştırma kliniği kurulması için tüm donanımı bağışladı.  Ve daha önce hiç kısırlaştırma yapılmayan Tatvan Bel. kısırlaştırma yapmaya, sokaktaki hayvanlar beslenmeye başlandı.

Doğu Anadolu’nun bir gerçeği de sınır karakolları.  Sokaklarda pek kabul görmeyen köpeklere sınır karakollarında bakılması adeta bir gelenek. Askerlere bu zorlu, yalnızlık günlerinde arkadaşlık ediyorlar.  Dr. Damla Şahin ve Ömer,  Bitlis civarındaki sınır karakollarında bakılan köpeklerin kısırlaştırılması ve aşılanması için  çok önemli bir çalışma başlattılar.   Bu seferberlik sonunda 29 sınır kararkolunda 80 köpek kısırlaştırıldı, 50 kısır köpek aşılandı.

Bu olay bize Hz. Muhammed'in 10.000 kisilik ordusuyla Mekke'ye girerken yeni doğurmus bir köpek ve yavrularına zarar gelmemesi için ordunun yolunu değiştirdiğini anlatan hadisi hatirlatti. 

Projeye destek veren Tatvan ve Bitlis Belediyelerini, araç tahsis eden Orman Su Işl. Muduru Salih Özdemir’i, Veteriner Vedat Duman’ı, emeği geçen herkesi kutluyoruz.    Sevgili Ömer ve Damla’ya çok teşekkür ediyoruz. Bize bir insan değişime inandığında hiçbir şeyin onu engelleyemeyeceğini gösterdiler.  
 
One Man Can Change The World

We worked with Ömer Atış for ten years at SHKD. We helped numerous animals together. We organized neutering campaigns to many cities in Anatolia. Omer is in Tatvan now, working for Tatvan municipality. His place will never be replaced for us but as we see the change he has initiated in Eastern Turkey, we are proud of him.
After Ömer started working for Tatvan Municipality, the Dutch animal protection organization Actiezwerfhonden sponsored all the equipment necessary to furbish a clinic at the municipality. And Tatvan municipality which had not been doing neutering before,  launched a neuter and return program and  started feeding stray animals in and around the city.  

There are many army stations on the Eastern border of Turkey. Dogs that are not welcome on streets of Eastern Turkey find shelter at these stations where they accompany soldiers in the long and lonely days they spend for their obligatory military service. Dr Damla Sahin and Omer launched a very important campaign for the neutering and vaccination of dogs at border army stations. 80 dogs were neutered and 50 already neutered dogs were vaccinated in 29 border stations they visited.

This reminded us of the hadith about Prophet Mohammed changing the route of his army of 10.000 soldiers not to harm the newly born puppies and mother dog on their way. 

We congratulate Tatvan and Bitlis Municipalities which supported this project, Manager of Forest Salih Ozdemir who allocated a vehical, Vet. Vedat Duman and everybody who gave a hand. And we thank  dear Damla and Omer who has shown us that when a man truly believes in change,  nothing can prevent him from  launching it.  









 .

Tuesday, June 18, 2013




GEZİ'NİN HAYVANLARI

30 Mayıs günü  Gezi Parkındaki 100 yıllık ağaçların kesilmesini protesto  ederek başlayan çevreci eylemlere polis biber gazı ve ciltte yanığa neden olan kimyasal karıştırılmış tazyikli su ile müdahale etti.  Müdahale eylemlerin Istanbul’un birçok mahallesine ve  Ankara, İzmir gibi birçok şehire yayılmasına neden oldu. Istanbul ve diğer birçok şehirde yaşayan sokak hayvanları da polisin aşırı gaz ve kimyasallı su kullanmasından etkilendiler. Istanbul’da birçok özel veteriner kliniği kapılarını sokak hayvanlarına açtıklarını twitter aracılığı ile duyurdular. Çevreci göstericiler yaralanan, nefes darlığı geçiren sokak hayvanlarına da yardım ettiler. Onları olayların yaşandığı meydanlardan taşımaya çalıştılar. Yine de sırf Istanbul’da yüzlerce kuşun, onlarca köpek ve kedinin öldüğü tahmin ediliyor.  

Sehrin evsizleri canlılarının olan biten her felaketten en cok etilenenler olması yeni değildi ama ilk defa kendi canlarını kurtarırken onları da ayırdtetmeyen genc bir kuşakla karşılaşıyorlardı. Gezi eylemleri bu açıdan da yeni bir döneme girildiğine işaret ediyordu. 


ANIMALS OF GEZI  

The environmentalist  resistance movement which started  by protesting the cutting of hundred years old trees at Gezi Park was subject to a violent police intervention with use of tear gas and water containing a chemical that caused minor burn on the skin.   AS a result, the protest movement  spread  to many districts of Istanbul as well as other cities such as Ankara and Izmir.  Obviously stray animals  living on streets were also terribly affected by the police’s excessive and  disproportional use of tear gas and chemical water. Many veterinary clinics made announcements on twitter that they were ready to cure  injured strays.  Most activists helped animals that were wounded or had difficulty breathing because of the excessive use of gas. They tried to evacuate them from the areas where clashes took place.  Nevertheless,   hundreds of birds, tens of dogs and cats are estimated to be dead  only in Istanbul, let alone the other cities where the severity of the use of gas was not less.

It was not a new phenomenon that the homeless souls of the city was the ones that were most effected by any disaster but this was the first time that there was a new young generation that tried to rescue them as they tried to save their own selves. Gezi movement was a indicating the opening of a new era on this context too. 

Tuesday, March 26, 2013

Cunda'da Kısırlaştırma- Neutering Campaign in Cunda






Cunda’da Kısırlaştırma

Bundan bir yıl önce Nesrin Citirik   aradı bizi. Haytap’ın Anadolu Turu için Cunda’daydılar ve hayatlarında görmedikleri kadar çok kedi vardı sokaklarda. Belediye oradaki iki Haytap gönüllüsü kadının  mücadelesi sonucunda kedi itlafindan vazgeçmişti ama kısırlaştırma da yapmıyordu. Küçücük Cunda adasında tahminen 500 civarında kedi vardı. SHKD ekibi baharda kısırlatırma için gelebilir mi buraya diye sordu. Biz de bu kampanyanın finansmanı için Hollanda’lı Actiezwerfhonden derneğine başvurduk. Daha önceki kısırlaştırma seferberliklerinin çoğunda olduğu gibi,  Cunda teklifimizi de geri çevirmediler ve tüm masrafları üstlenmeyi kabul ettiler.   Haytap gönüllüleri kedi ve köpekleri toplama konusunda tüm hayvanseverleri seferber ettiler, operasyon için yer hazırladılar.    SHKD ekibi, Vet Murat Bekhan, Vet teknikeri Omer Atış ve Hüseyin Başaran yola koyuldular.

21-22 Mart 2013 günleri Cunda’daydılar. Iki günde, 60 köpek 103 kedi  toplam 163 kısırlaştırma yapıldı.    Ilk gün,  Sabah 10 aksam 9, 11 saat, neredeyse su bile içmeden aralıksız çalıştılar.   Post operatif yer kısıtı nedeniyle bu  kadarla yetinmeye karar verdiler.  Operasyonlarda destek veren Ayvalık Belediyesi veteriner hekimi Seher Tuna’ya 25 kedi ve 25 köpeklik sarf malzemesi ve ameliyat aletleri bırakarak geri döndüler.

Yine başarılı bir kampanya daha tamamlandı. Haytap gönüllüleri ameliyat için yer ayarlamasa, kedi ve köpekleri toplamak için neredeyse tüm Cunda halkını seferber etmeseler, SHKD gönüllü ekibi canla başla çalışmasa, Actiezwerfhonden, kısırlaştırmanın yaygınlaştırılması için destek olmaya kararlı olmasa, Hollanda’daki bağışçıları Türkiye’deki sokak hayvanları   kısırlaştırılsın ki  artık öldürülmesinler diye gönül koymasa, bu gerçekleştirilemezdi.

Hepsine minnettarız.

Neutering Campaign in Cunda

Nesrin Citirik called us for help about one year ago. They were in Cunda Ayvalık for Haytap Anatolian Tour and found out that in Cunda there were more cats in the streets than they had ever seen anywhere. As a result of the struggle of two women who were also Haytap representatives,  Ayvalık Municipality had given up poisoning cats but since they weren’t   doing any neutering, the number of cats in the small island had boomed to reach about 500. She asked if SHKD team can go there in Spring for neutering. We immediately applied to Actiezwerfhonden for support. They accepted to sponsor all the expenditures as they had done for many of our neutering campaigns before.  Haytap representatives mobilized  people in the city for catching and provided a place for operations. SHKD team of Vet. Murat Bekhan, Vet technician Omer Atış and Huseyin Basaran set off for the campaign.

The team worked full time for two days, 21-22 March, 2013. They neutered 60 dogs and 103 cats. They worked from 10 AM  to 9 PM without giving a break. Because of the lack of post operative space they had to stop in the second day. They left Vet Seher Tuna from Ayvalık Municipality material and equipment for operation of 50 more animals which she promised to do.

Another successful campaign was competed this way. If Haytap representatives didn’t make the necessary preparations, if SHKD team was not so dedicated as to go to every call for help voluntarily,  if Actiezwerfhonden was not so  determined to give support to neutering efforts and if its donators in Holland didn’t want animals in Turkey to be neutered so that they won’t be killed,  this campaign wouldn’t have been realized.

We are grateful to all.