Thursday, June 21, 2007

BOŞ YERE ZAMAN KAYBI



“Olağan süpheliler”in Içişleri Bakanlığı ve Emniyet Müdürlüğüne yaptıkları sayısız ihbar sonucunda derneğimizin tüm defter ve hesapları Istanbul Valiliği Dernekler Masası tarafından incelendi.

Bugün, Dernekler Masasından, tüm evraklarımızı, her türlü hesap ve faaliyetlerimizin son derece düzgün ve yasal olmasından dolayı tebrik edilerek geri aldık. Bize emanet edilen her kuruşu, her zaman, titizlikle yardıma muhtaç hayvanlara harcadık. Bunun kanıtlanmış olmasından dolayı gururluyuz.

Şimdi uyduracakları yeni şehir efsanelerini merakla bekliyoruz. Ama biraz da yaratıcılık ve zeka lütfen!

WASTE OF TIME FOR NOTHING

As a result of the continuous denunciations made by “the usual suspects” to the Ministery of Internal Affairs and Police Headquarters, EHDKD’s financial papers and all documents were examined by the Istanbul Government Department of Civil Organisations.

Today, as we received our documents back, we were congratulated by the authorities for our activities and financial records to be clean and legal. We have always spend with utmost accuracy every penny donated to us for animals in need. We are proud that this has been proved now.

We are waiting with anticipation for new conspiracy theories they will make up. This time we expect some kind of creativeness and intelligence for God’s sake!

Wednesday, June 20, 2007

BALIĞA GİTTİ


Istanbul Büyükşehir Veteriner Işleri Müdürü Arif Irfan Eker Su Ürünleri Müdürlüğüne atandı. Veteriner Işleri Müdürlüğüne Hasan Gencdal, Müdür Muavinliğine ise Hüner Öztürk atandı.

Bu görev değişikliğinin yeni bir dönemin başlangıcı olmasını diliyoruz. Bundan böyle icraatın, Hayvan Hakları Yasasına uygun bir biçimde yapılmasını, sokak hayvanlarının kısırlaştırılp tedavileri tamamlandıktan sonra ücra ormanlara degil alındıkları yere bırakılmalarını temenni ediyoruz. Yeni yönetimin, Istanbul’un sokak hayvanı sorununun çözülmesi için, sivil toplum örgütleriyle dialog ve koordinasyon içinde çalışmasını umuyoruz.

Kanuna aykırı her türlü icraata karşı hukuk mücadelemizi sürdürmekte kararlıyız.

GONE FISHING

Arif Irfan Eker, the head of Istanbul Municipality Veterinery Deparment is appointed to The Sea Products Deparment. Hasan Gencal is on duty as the head of Veterinary Department with Huner Ozturk as his deputy.

We wish this to be the beginning of a new era and hope that the execution from now on will be in accordance with the Animal Protection Law and that strays which are collected for neutering are released back to their territory instead of being dumped in distant forests. We expect that the new team works in dialogue and cooperation with animal protection organizations for the solution of the stray animal problem of Istanbul.

We will not hesitate to start a legal struggle if and when the execution is against the Animal Protection Law.

Thursday, June 7, 2007

TAYAKADIN KÖYÜ İLKÖĞRETİM OKULUNDA EĞİTİM PROGRAMI









6 Haziran günü, SHKD ile birlikte Tayakadın Köyü Ilköğretim Okulundaydık. Tayakadın köyü, belediyelerin köpekleri attıkları, şehrin kenarındaki köylerden biri. 300 öğrenciye, üç grup halinde yaptığımız, ve tam gün süren eğitim programında, sokak hayvanları ile ilgili bilgi verdik, hayvanlara karşı duyarlılık uyandırmaya çalıştık, hayvanların da acı çeken, korkan, sevinen canlılar olduklarını vurgulayarak onlara karşı merhametli davranmak gerektiğini anlattık.

SHKD yöneticisi veteriner hekim Murat Bekhan’ın “slide-show” eşliğinde interaktif olarak sunduğu programı çocuklar ilgi ve heyecanlı bir katılımla izlediler.

Programdan sonra Frito-Lay ve McDonalds firmalarının ikramlarınından sonra Ronald’in palyaço şovunu izleyerek eğlendiler.

Onlar için unutulmaz bir gün olduğunu umuyoruz. Bizim için de unutulmaz bir gündü. Oradan, çocuklardan çok şey öğrenmiş olarak geri döndük.

Bizi davet eden Türkan Hocaya, bütün eğitim kadrosuna, programa katılan tüm öğrencilere ve projeye destek veren Frito Lay ve Mc Donalds firmalarının yöneticilerine teşekkür ederiz.

Program sırasında çektiğimiz filmlerden oluşan slide show’u aşağıdaki link’den izleyebilirsiniz:

http://www.flickr.com/photos/8722765@N07/show/



EDUCATION PROGRAM AT TAYAKADIN VILLAGE PRIMARY SCHOOL

On June 6, we were at Tayakadin Village for an education program. Tayakadin is a suburban village at the outskirts of Istanbul , a district where municipalities are dumping dogs. In the education program we made for 300 students, in three seperate groups, we taught them what stray animals are, tried to raise their sensitivity towards them, explained that animals have feelings of hunger, pain, thirst, fear just like human beings and asked them to be compassionate towards animals.

They joined the interactive educational program given by Vet Murat Bekhan with interest and joy.

After the program, Frito_Lay and Mc Donalds offered drinks and snacks to the children who also enjoyed watching Ronald’s clown show.

We think it was an unforgettable day for them as it was for us. We returned home from Tayakadin village having learned many things.

We are grateful to Turkan Hoca who invited us, to all the teachers of the school, to all the students who attended the program and to the directors of Frito-Lay and Mc Donalds who supported this program.


You can watch the slide show of the program from the link below:

http://www.flickr.com/photos/8722765@N07/show/

Tuesday, May 29, 2007

SARIYER BELEDIYESİNE KARŞI İKİ AYRI DAVA

25.05.2007 tarihinde EHDKD Başkanı Deniz Bingöl ve hukukçuları, Sariyer Cumhuriyet Savcılığına giderek, Saryer Belediye Başkanı Yusuf Tülün, zabıta birimi başkanı ve belediyedeki hayvanları toplamakla sorumlu kişiler hakkında suç duyurusunda bulundular.
Hayvan Hakları Yasası ve Çevre Yasası'na muhalefetten dolayı şikayet içeriği taşıyan duyuruda şu ifadelere yer verildi:
"İlgili işlemi uygulayan idare, sahipsiz hayvanları hiçbir şekilde yaşama şartlarını bilmedikleri ormanlık arazilerde ölüme terketmektedirler. Bu hayvanların o doğal koşullarda yaşaması mümkün değildir. Zaman zaman sahipli ve karneli hayvanları da Kemerburgaz'daki ormanlara götürüp bırakmaktadırlar. Nitekim Lale Halimoğlu isimli yurttaşın karneli köpeği bu şekilde alınmış ve kendisi Sarıyer Sulh Hukuk mahkemesinde Sarıyer Belediyesi aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açmıştır.
Kemerburgaz yolunda meydana gelen trafik kazalarının bir bölümü de bu uygulamadan kaynaklanmaktadır. Yola çıkan ve doğal koşulları bilmeyen sahipsiz hayvanlar yüzünden bazı araçlar yoldan çıkmış, devrilmiş ve takla atmıştır. Bu işin bir sorumlusu var ise gerekli önlemleri almadan ve hayvan hakları ile ilgili mevzuata uymadan toplama ve ıslah işlemini gerçekleştiren Sarıyer Belediyesi'dir."

TWO COURT CASES AGAINST SARIYER MUNICIPALITY

In 25 May, 2007, EHDKD Director Deniz Bingol and their attorney at law went to Republican Prosecutor in Sariyer to open a court case against Sariyer Major Yusuf Tulun, head of municipality police and the members of dog catching team.
The summary of the content of the letter of complaint based on the Animal Protection Law is as follows:
“The municipality is dumping stray animals to die in forest areas where they don’t know how to survive. It is impossible for these animals to live in those natural surroundings. From time to time even animals with an owner are also dumped in forests around Kemerburgaz. Lale Halimoglu, a citizen living in the district, has opened a case for compensation of her material and moral loss after her dog was taken by the municipality.
“The traffic accidents in Kemerburgaz road also result from this irresponsible and illegal execution. Some severe traffic accidents occurred because of stray animals jumping to the roads in search of their way to their territory or for food. The responsibility for these is the municipality who collects and rehabilitates dogs not according to the Animal Protection Law and the regulations for its implementation.”

Tuesday, May 15, 2007

KISIRLAŞTIR AŞILAT ORMANA AT

Istanbul'daki hemen hemen bütün belediyeler, özellikle Küçükçekmece, Beylikdüzü, Bağcılar, Sarıyer, Esenler, Gaziosmanpaşa Belediyeleri, sokak hayvanlarını kısırlaştırdıktan sonra şehrin dışındaki ormanlık alanlara, yoğun olarak da Göktürk, Princci, Imrahor, Taşoluk, Sazlıbosna, Boğazköy, Arnavutköy, Bolluca ve Habibler'e atıyorlar. Hayvanlar ya birbirlerini parçalayarak ya da açlıktan ölüyorlar. Hayvanseverler ve bazı hayvan dernekleri, örneğin SHKD, bu bölgelere atılan hayvanlara yemek taşımaya, sakat, uyuz ve yaralı olanları kurtarmaya çalışıyorlar. Istanbul çevresinde büyük bir katliam yaşanıyor.

Lütfen, onların çığlıklarını duyun, duyurun ve bu katliama duyarsız kalmayın.
Lutfen sokağınızdaki hayvanı alması için belediyeleri aradığınız zaman o hayvanın akıbetinin ne olacağını düşünün.

Asağıda seyredeceğiniz videolar, SHKD'nin ormana atılan köpeklere yemek götürme ve uyuz ve hasta olanları kurtarma çalışmaları sırasında çekilmiştir.


NEUTER VACCINATE AND DUMP TO FORESTS

Nearly all local municipalities dump dogs to forests after neutering them. Dogs die there either by tearing each other apart or from hunger. Animal protectors and some animal organizations like SHKD are trying to bring food to these dogs and try to rescue those that are wounded, weak or have mange. There is a terrible massacre going on around the cities.

Please, hear the cries coming from nearby forests and don’t be indifferent to this crime.
Please, think about what will happen to the animal when you call a municipality to take it away.

The films you are going to watch below were shot during the feeding and rescue operations of SHKD.





















Friday, May 11, 2007

TEPECIK'E ATILAN KÖPEKLER
















Büyükçekmece Gölünün Tepecik Mevkii’ne yaklaşık bir ay önce 35 köpek atılmıştı.
Aynı yere geçenlerde 10 köpek daha bırakıldı. Bazıları iskelet gibi. Çoğu mavi küpeli. Yeni kısırlaştırılmış. Birkaç tane IBB küpeli olan köpek de var. Yukarıdaki fotograflardan birinde, bir ay önce atıldıktan sonra ölen bir köpeğin kafasını yeni bırakılanlardan birinin yediğini görüyorsunuz.

Belediyelerin vahşi uygulaması devam ediyor.

DOGS DUMPED AT TEPECIK

Nearly one month ago 35 dogs were dumped at Tepecik District near Buyukcekmece Lake. 10 new dogs were dumped there recently. Some of them are are so thin to look like skeletons. Most of them have blue tags. Some have white tags of Istanbul Municipality. In one of the photographs above, you can see one new comer eating the bones of a dog dumped which died after being dumped there one month ago.

The brutal execution of the municipalities continues.

Monday, May 7, 2007

EHDKD'NİN HAYVANLARA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI YENİ KAMPANYASI

Sokaklarımızda yaşam mücadelesi veren binlerce hayvanın yaşadığı acılara lütfen kayıtsız kalmayın. Yanıbaşımızda süregelen bu şiddete son verilmesi için destek verin ve lütfen EHDKD’nin hazırladığı bu kısa filmin dağıtımı için yardımcı olun.

Gülümser Kermen’e, Ceren Kul’a, filmin gerçekleşmesi için emeğini, enerjisini ve yeteneklerini seferber eden Özgür Hamza, Levent Yalgın ve tüm Alice BBDO çalışanlarına teşekkür ederiz.



EHDKD’S NEW CAMPAIGN AGAINST ANIMAL CRUELTY

Please don’t be indifferent to the agony of thousands of animals that are striving to live in the streets. Please give support to end this cruelty and help distribute this short film prepared by EHDKD.

With our special thanks to Gülümser Kermen, Ceren Kul, Ozgur Hamza, Levent Yalgın and all the Alice BBDO staff who kindly devoted their time, energy and talent to the production of this film.





EHDKD’S NEUE KAMPAGNE GEGEN DER GRAUSAMKEIT

Bitte bleiben Sie zu der Qual von Tausenden der Tieren, die versuchen auf den Strassen zu überleben, nicht gleichgütig. Bitte geben Sie Eure Unterstützung, diese Grausamkeit zu beenden.
Bitte helfen Sie diesen kurzen Film, der von EHDKD vorbereitet wurde, zu verteilen.
Unser spezieller Dank an Gülümser Kermen, Ceren Kul, Ozgur Hamza, Levent Yalgin und Alice BBDO Personal, die sich deren Zeit, Energie und Talent der Produktion dieses Filmes widmete.



Thursday, April 26, 2007

SAYIN BAYAN VERHEUGEN ISTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI SAYIN KADİR TOPBAŞ'I ZİYARET ETTİ




Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Sayın Günter Verheugen'in eşi ve Pro Animale Derneğinin iyi niyet elçisi Sayın Gabrielle Verheugen ve Pro Animale Derneği başkanı Sayın Wothke 17 Nisan, 2007'de, Istanbul’da uygulanan kısırlaştırma projesi hakkında görüsmek üzere Istanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Kadir Topbaş’ı ziyaret etti.

Sayın Verheugen, Bursa Osmangazi Belediyesi tarafından yaptırılan rehabilitasyon merkezinin tüm Avrupa için örnek bir tesis olduğundan ve Pro Animale derneğinin öncülüğünde gerçekleştirilen Karacabey Ayı Merkezinden bahsettikten sonra kısırlaştırma projesinin Istanbul gibi çok büyük bir şehirde uygulanmasının ne kadar zor olduğunun bilincinde olduklarını hatırlatarak, IBB’nin bu konuda Avrupa’dan her türlü eğitim ve danışmanlık yardımı alma talebine yardımcı olmaya hazır olduklarını belirtti.
Toplantıda bulunan dernek temsilcimiz, kısırlaştırılan sokak hayvanlarının birçok yerel belediye tarafından ormanlara atıldığını hatırlatarak bu uygulamanın önlenmesi isteğini dile getirdi.

Sayın Kadir Topbas, Sağlık Daire Başkanı Sayın Mehmet Yıldırım’a yerel belediyelerin yetkililerini bir toplantıya çağırarak, kısırlaştırma uygulamasında belediyeler arasında koordinasyon sağlamasını temin etmesi talimatını verdi.

Bayan Verheugen, EHDKD’nin bu konuyu kendisi adına takip edeceğini ve kendisini bilgilendireceğini hatırlatarak bu toplantıların başarılı olmasını temenni ettiğini belirtti ve bu ziyaretin Istanbul’daki sokak hayvanları için bir umut olmasını diledi.

MS. VERHEUGEN VISITED ISTANBUL MAJOR MR KADIR TOPBAS

On April 17, 2007, Ms Verheugen, European Parliament Vice President Günter Verheugen's wife and ambassador of good will for Pro Animale and president of Pro Animale Ms. Wothke visited Istanbul Major Mr Kadir Topbas.

Ms. Verheugen after mentioning about the success of the Rehabilitation Center in Osmangazi which she admitted to be exemplary for all Europe, and referring to the Karacabey Bear Center supported by Pro Animale, she said she is aware of the fact that implementing neutering project in Istanbul is a huge task. She offered to do all she can to provide any consultancy or educational help needed from EU for a successful implementation of the project for solving the stray dog problem of Istanbul.

Our representative who was also at the meeting, reminded the Major about dogs dumped in forests after being neutered by many regional municipalities.

Mr. Topbas gave an instruction to Mr. Mehmet Yildirim the head of the Health Department to organize a meeting and invite all managers of veterinary departments of regional municipalities with the purpose of achieving a coordination between the municipalities. Ms Verheugen reminded Mr Yildirim that EHDKD will be in close contact with him representing herself to take information about the outcomes of the meeting and expressed her wish that this meeting will be hopeful for the stray animals of Istanbul.







Wednesday, April 18, 2007

KATLİAM DEVAM EDİYOR






Sayın Güler Gülhan’dan aldığımız mektupta şöyle diyor:

“Birbuçuk yıl önce Büyükçekmece Gölünün kenarında, Tepecik Mevkiine 60 kadar kısırlaştırılmış köpek atılmıştı. Biz, bu köpekleri gün aşırı beslemeye gidiyorduk. Geçtiğimiz günlerde, aynı bölgeye toplama kampından çıkmışcasına bir deri bir kemik 35 köpek daha atıldı. Aralarında avuç içi büyüklüğünde yavrularıyla birlikte atılan anneler de var. Buraya daha önce atılmış köpekler yeni gelenleri bölgelerine kabul etmedikleri için, yemek yemeğe gelmeye dahi korkuyorlar. Hepsi perişan durumda. Bu köpeklerin kulağında Istanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ait beyaz küpeler var. Küpelerin üzerinde hangi bölgeden alındıklarını gösteren numara yok. Yavruları sahiplendirmek için evime aldım. Oraya götürecek yemek bulmakta zorluk çekiyorum.”


Tarihci Murat Bardakçı’nın yazdığına göre, 19. yüzyılın ilk çeyreğinde, Ikinci Mahmut zamanında Istanbul’daki tüm köpekler yakalanıp Hayırsızada’ya gönderildiğinde halk, “Hayvanlara eziyet etmek uğursuzluk getirir, başımıza iş açılır, köpekleri orada bırakmayalım” diye homurdanınca sağ kalan köpekler teknelere konulup tekrar Istanbul sokaklarına salınmış.

Ne yazık ki, bugün ne Istanbul halkı, ne de sehrin yerel yöneticileri 19.yüzyılın ilk çeyreğinde yaşayan atalarımızın gösterdiği hassasiyeti göstermiyorlar.
Bu katliam ne zaman bitecek? Istanbul'lular ormanlardan gelen bu çığlıkları ne zaman duyacaklar?

MASSACRE IS CONTINUING

Ms. Guler Gulhan sent the following e-mail:

“About sixty neutered dogs were dumped in Tepecik area near Buyukcemece Lake, one and a half years ago. We were going there to feed the dogs every other day of the week. Last week, thirty five more dogs were dumped at the same area. They were as skinny as they were coming from a concentration camp and some of them were mothers with babies as big as the palm of one’s hand. The new comers are even afraid to come to eat what we bring them because the ones that were dumped there before don’t accept them in the territory. All of them are in appalling condition. These dogs have Istanbul Municipality tags in their ears without any numbers showing from which area they were collected. I have taken the puppies home for rehoming. I have difficulty finding food to bring them.”

Historian Murat Bardakci wrote that in the first quarter of 19th century, under the rule of Mahmut the Second, all Istanbul dogs were collected and dumped in Oxeia Island. The citizens who heard the cries of dogs protested by saying: “Torturing dogs will bring us bad luck. Bring the dogs back.” The dogs which survived were brought back to the city and released in the streets.

Unfortunately, today, neither the citizens of Istanbul, nor the local governments show the same sensitivity as our ancestors did.
When will this massacre stop? When will the citizens of Istanbul hear the cries coming from the forests and far away areas?

Wednesday, April 11, 2007

EHDKD, "ŞEHRİN HAYALETLERİ" DÖKÜMANTER FİLMİNİ GURURLA SUNAR



Sokak köpeklerine karşı toplumsal duyarlılık oluşturmak, “kısırlaştır-aşılat-yaşat” projesinin sokak hayvanı sorununa tek etkili, uygar ve insani çözüm olduğunu anlatmak için bir film yaptık.
Onların da Tanrı’nın ümmeti olduğunu,
bize emanet olduklarını,
bu dünyanın sadece bize ait olmadığını anlatmaya çalıştık.

Merhamete bir çağrı yapmak istedik.

Filmi seslendiren Müşfik Kenter’e
Değerli konuklarımız,
Prof. Dr. Hüseyin Hatemi’ye,
Orhan Gencebay’a,
Müjde Ar’a,
Kadir Çöpdemir’e,
Mahmut Velayi’ye,
Baba Zula’ya,
Ve diğer konuklarımıza,

Yönetmen Mert Başaran’a,
Müzikleri yapan Ayşe ve Ümit Önder’e,
Proje Koordinatörü Ivan Jimenez’e ,
Hollanda'lı hayvan koruma derneği ActieZwerfhonden'e
ve Stichting WereldAsielen.

TEŞEKKÜR EDERİZ.



EHDKD IS PROUD TO PRESENT THE DOCUMENTARY “GHOSTS OF THE CITY”:

We have made this film in order to increase awareness about the stray dog issue in our country, Turkey and to explain that “neuter-vaccinate-return” is the only human, effective and civilized way of solving the stray animal problem.

We wanted to remind you that they are also God’s creatures,
which deserve love and affection,
and that this world doesn’t belong to only us.

We wanted to make a call for compassion.

WE THANK;

Richard Dooley who voiced the film in english

Our guests:

Prof Dr. Hüseyin Hatemi,
Orhan Gencebay,
Mujde Ar,
Kadir Çöpdemir,
Mahmut Velayi,
Baba Zula,
and other participants,

Director Mert Başaran,
The Composers Ayşe and Ümit Önder,
The Project Coordinator Ivan Jimenez
and the international animal protection organisations ActieZwerfhonden and Stichting WereldAsielen.

Monday, April 9, 2007

945000000592403 NUMARALI KURBAN


Onu Belgrad ormanında bulmuştuk. Chip numarasından araştırdığımızda, Istanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Habibler Kum Ocağından alındığını öğrendik. Bulduğumuz yerden en az 30 kilometre uzaktan alınmış ve ormana atılmıştı. Perişan haldeydi. Onu SHKD barınağına götürdük. Adını Cesur koyduk.

Aradan aylar geçti. Tedavi edildi. Şimdi sağlıklı ve mutlu.

SHKD’ye ve onu şefkatle tedavi eden Veteriner Teknikeri Ömer Atış’a teşekkür ederiz.

Köpeklerin yerlerinden alınarak ormanlara atılması için karar veren bu kararı uygulayan herkese soruyoruz: Yaşadığı yerden alarak ormanlara attığınız yüzlerce hayvanın günahının vebalini nasıl taşıyorsunuz, nasıl huzur içinde uyuyabiliyorsunuz? Bu yaptığınızın Hayvan Hakları Yasasına aykırı olduğunun farkında mısınız?

VICTIM NUMBER 945000000592403

We had found him in the Belgrad forest in a miserable condition. We found out, from his chip number, that he was taken from Habibler Sand Mines which was about 30 km away from where we found him. We took him to SHKD shelter for medical treatment. We named him Cesur- meaning brave.

Months passed by. He was medically treated. Now he is healthy and happy.

We thank SHKD and Veterinary Technician Omer Atis who treated him with affection.

We ask to all those that are responsible of this : How can you sleep peacfully with the responsibility of hundereds of dogs you have thrown in forests, far away from the places they belong.? Are you aware of the fact that this execution is against the Animal Protection Law?


Friday, March 30, 2007

HAYIRSIZADA KATLİAMI YENİDEN Mİ SAHNELENİYOR?

Bir okuyucu mektubu: Sevgili Christine Ulrich'in son günlerde Istanbul'da yasanan dehşetle ilgili yorumunu sunuyoruz:

"1910 yılında, yüz yıldan daha kısa bir süre önce Istanbul’daki bütün köpekler toplanıp Hayırsızada’ya atılmış; orada açlık ve susuzluktan ölüme terkedilmişti. Aynı trajedi bugün tekrar yaşanmaktadır.

"Şu farkla ki : Bu sefer atıldıkları ormanlardan gelen çığlıklar şehirden duyulmamaktadır.

"Şu farkla ki: Bu hayvanlar kısırlaştırılmış, aşılanmış, bunu gösterecek şekilde kulaklarına küpe takılmıştır. Bazıları yıllarca önce kısırlaştırılmış olan, insanların benimsediği ve baktığı köpeklerdir.

"Şu farkla ki: Bu hayvanların çoğu, deneyimsiz belediye veterinerleri tarafından, bazıları daha bebekken yanlış kısırlaştırıldıkları için hasta ve kanamalıdırlar.

"Şu farkla ki: Bugün 2007 yılındayız, yani 21. yüzyılın başındayız.

"Fakat hiçbir şey değişmemiştir.

"TAM TERSİNE;

"Köpekler, Istanbul’u çevreleyen ormanlarda açlık ve susuzluktan ölmektedir. Bunlar Istanbul’un hayvansever halkının sevdiği, yıllardır baktığı, şimdi çok özlediği, yaşadığı mahalleye ve insanlara alışmış köpeklerdir. Hayvanseverler bu nedenle ormanlara yemek taşımak için helak olmaktadırlar- kızgın taşın üzerine dökülen bir damla su mu?- Hayır bir umut çığlığı!

"Arif Eker de ormanlara yemek göndermektedir: Ne acıklı bir iki yüzlülük! "


Are They Heading for a New Marmara Tragedy?

Comment from Dear Christine Ulrich about what is going on lately in Istanbul:

"Barely a hundred years after stray dogs of Istanbul were brought to the Isle of Hayirsizada in the Marmara Sea to starve there. The same misery seems to repeat.

"Difference: Today the dogs are thrown into the forests, similar to islands, from where the cries of the animals can hardly be heard.

"Difference: These animals had been neutered, vaccinated and tagged before, some of them already years ago. Some of them are dogs that have been cared for and fed by inhabitants.

"Difference: These animals are sick and bleeding because they were carelessly neutered by unexperienced municipality vets, some of them when they were only puppies.

"Difference: This is 2007 and not the mere beginning of the 20th century.


"But nothing has changed.

"ON THE CONTRARY:


"In the woods surrounding Istanbul, dogs are starving to death, without any food, without even water. Those are the dogs that the animal loving inhabitants of Istanbul miss from their deepest hearts. Yes, that’s why animal lovers try to help by bringing food – a drop on the hot stone... no, a signal!

"Mr Arif Eker also sends food – what a disgusting hypocresy."

Tuesday, March 27, 2007

BOLLUCA













Neredeyse tüm yerel belediyeler ve IBB’nin, köpekleri kısırlaştırıldıktan sonra ya da kısırlaştırmadan, daha önce hayvan koruma dernekleri tarafından kısırlaştırılanlar da dahil olmak üzere, ormanlara atmaları sonucunda bu hayvanların bir kısmı açlıktan telef olurken, diğer bazıları da civar köylere sığınmaktadır. Ne yazık ki hayvanların biraz yemek bulmak için gittikleri bu köylerde başlarına gelenler de içler acısıdır. Köy halkı bu davetsiz misafirleri istememekte, zaman zaman fare zehiriyle itlaf etmektedir.

Bolluca bu köylerden biridir. Bir yandan hayvanseverler ormana atılmış köpeklere yiyecek götürmek için insanüstü bir özveriyle koştururken, diğer yandan köylüler köye sığınmaya çalışan köpekleri öldürmekle tehdit etmektedirler. Bircok hayvan bu şekilde zehirlenerek öldürüldükten sonra hayvanseverler kurtardıkları 13 köpeği, kiraladıklari metruk bir gecekondunun bodrumuna kilitleyerek koruma altına almışlardır.

Oraya gittiğimizde, güneş girmeyen bu bodrumda hapsedilmiş irili ufaklı 13 köpeği görünce dayanamadık, SHKD’den yardım istedik ve onları SHKD barınağına götürdük.

Ne ormanlara yemek götürmek, ne hayvanları zehirlenmesinler diye kömürlüklere tıkmak, ne de kurtarıp barınaklara götürmek çözüm değildir. Belediyeler Hayvan Hakları Yasasını uygulamak, yani hayvanları kısırlaştırdıktan sonra yerine bırakmak zorundadırlar. Halkın kısırlaştırılıp yerine bırakılan köpeklere tahammül göstermesi için ikna edilmesi gerekmektedir.

Bütün bunlar, belediyelerin, isteksiz, yetersiz, yillardir itlafa alısmıs kadrolarının kısırlaştırıp yerine bırakma projesini becemediğinin, bu projenin başarılı olması için, dünyadaki bircok yerde olduğu gibi hayvan koruma örgütlerinin denetimi ve isbirliğinin gerektiğinin açık delilidir. Belediyeler bu projeyi de yüzlerine gözlerine bulaştırmış ve köpeklere sistematik işkenceye dönüştürmüşlerdir.

BOLLUCA

All municipalities including the Istanbul Metropolitan Municipality has been throwing dogs into forests near the city after or before neutering them including those that have been neutered long before by animal societies. While some of these dogs starve to death in forests some of them try to find a shelter in nearby suburban districts. Unfortunately nothing but disaster is waiting for them in these villages. The people there don’t want these unexpected visitors and usually poison them.

Bolluca is one of these villages. While animal lovers try to bring food to those animals dumped in the forests by municipalities, they also try to rescue the ones at the villages from being poisoned by the people there. After many dogs were poisoned by the villagers of Bolluca, animal lovers have rent an incomplete construction site to put 13 dogs in a dark attic to save them from being poisoned.

When we went to the place, the condition of the 13 dogs in the attic where animal lovers brought food twice a week were miserable. We asked for help from SHKD who kindly accepted to rescue these dogs and gave a place to them in its shelter.

Neither taking food to forests, nor putting dogs to dark attics or putting them into shelters is a solution. The municipalities have to act according to the Animal Protection Law and put the neutered dogs back to where they belong. The public should be persuaded to tolerate the dogs that are put back to where they belong.

All these show that the unmotivated, inefficient municipality employees who are used to poisoning dogs for years can not implement the project of neuter and release. For this project to be successful, the cooperation and supervision of animal protection organizations is necessary as is the practice in many cities of the world. The municipalities have made a mess of the project of neuter and release and have turned it to a project of torture for dogs.

Thursday, March 22, 2007

ISTANBUL'UN TÜM İLÇELERİNDE KATLİAM


Dün, Sarıyer Belediyesi ekiplerinin Arıköy Sitesinden, çoğu daha önce EHDKD tarafından kısırlaştırılmış, hepsi küpeli 20 köpeği aldığını öğrendik. Bu köpeklerden özellikle bir tanesi daha önce Anadolu Ilaç Gıda Şirketinin deneyimsiz veterinerleri tarafından yanlış kısırlaştırıldığı için sürekli kanaması olan bir köpekti. Köpek toplama timinin başı Korhan Edebali’yi aradık. Köpeklerin alındığını doğruladı ve geri getirilmeyeceklerini söyledi. Hayvan Hakları Yasasına göre kısır ve aşılı hayvanların yerlerine bırakılmaları geektiğini söylediğimizde, bu durumun sadece sahipli hayvanlar için söz konusu olduğunu iddia etti. Uzun bir tartışma sonucunda, kanundan birhaber olduğu, ya da aldığı talimatın kanuna aykırı olduğundan emin olduk. Israrla bütün sahipsiz hayvanların toplanmasını savunuyordu. Toplanan bu hayvanların akıbeti ile ilgili sorularımıza ise, “başka yerlere bırakılıyor” gibi anlamsız cevaplar veriliyordu. Bu hayvanları Sarıyer civarındaki ormanlara attıklarını herkes biliyor.

Bu icraat ne yazık ki sadece Sarıyer Belediyesine özgü değildir. Hemen hemen tüm yerel belediyeler ve Istanbul Büyükşehir Belediyesi hayvanları topladıktan sonra kısırlaştırıp ya da kısırlaştırmadan ormanlara atılmakta ya da yok etmektedir. Ormanlara atmakla yok etmek arasında hiçbir fark yoktur. Ormana atılan köpekler de açlıktan izdirap çekerek ölmektedir.

Arif Eker’in ormanlara yemek gönderme teklifi hayvanseverleri oyalamaya yönelik ucuz bir manevradır. Daha ameliyat yerleri bile iyileşmeden ormana atılan yetişkin ve bebek köpekler, çaresizlik içinde ölmektedir.

Bu katliama karşı kendi ilçe belediyesini uyarmak herkesin görevidir.

Sarıyer Belediyesinin yasaya aykırı olarak yaptığı katliamı protesto etmek için lutfen: Belediye Başkanı Yusuf Tülün’e 0212 2427576 ve yusuftulun@sariyer.bel.tr 'den ulaşın. Bu icraattan sorumlu belediye başkan yardımcısı Ali Usta'ya 0533 291 24 75'den ulasabilirsiniz.


MASSACRE IN ALL THE DISTRICTS OF ISTANBUL

Yesterday we were informed that the Sariyer Municipality dog catching team has collected 20 dogs from Arikoy. Most of these dogs were previously neutered and vaccinated by EHDKD and especially one of them was improperly neutered by the AIG’s incompetent vets and had been bleeding since then. We reached the head of the catching team, Korhan Edibali, who ruthlessly told us that it was the duty of the municipality to collect all dogs which don’t have an owner even if they had a tag showing that they were neutered and vaccinated. And he added that the collected animals were released in “other places” which clearly means the forests as all forests surrounding the city are full of dogs left there to starve to death. This execution is against the Animal Protection Law 5199 which says that it is the duty of the municipalities to neuter and vaccinate all stray animals and release them at where they were taken from.

Unfortunately all district municipalities as well as the Istanbul Metropolitan Municipality are doing the same. They are collecting all stray dogs and dumping them in forests, either before or after neutering them. Forests that surround the city are full of dogs starving to death. Sending food to the forests is a cheap maneuver taken by Arif Eker to fool the animal lovers for the solution is not to take food to forests but to stop dumping dogs to forests and do what the Animal Protection Law says.

All animal protectors should protest this illegal action by calling the region municipality where they live.

For Sariyer, please call or e-mail Yusuf Tulun, the major of Sariyer from 212 242 7576 or yusuftulun@sariyer.bel.tr and call Ali Usta, deputy major responsible of this massacre: 0533 2912475

Friday, March 16, 2007

ARİF EKER! YETER!



Bu fotoğraflar Istanbul Bolluca bölgesinde çekilmiştir. Kulağında Istanbul Büyükşehir Belediyesi küpesini taşıyan bu köpek üç aylıktır ve ameliyat yeri üzerindeki gazlıbez dahi çıkarılmadan Bolluca'ya atılmış ve orada ölmüştür. Diğer fotoğrafta ise yine o bölgeye atılan diğer köpekler görülmektedir.

Görüldüğü gibi, hiçbir şey değişmemiştir. Istanbul Büyükşehir Belediyesi Veteriner Işleri Müdürlüğünün icraati aynen devam etmektedir. Köpekler yine, özensiz bir şekilde ameliyat edildikten sonra, daha yaraları bile iyileşmeden alındıkları yere değil, özellikle uzak bölgelere, ormanlara atılarak ölüme terkedilmektedir. Hayvanseverler haftanın belli günleri, yerleşim alanından uzak yerlere atılan hayvanlara yemek taşımakta, hasta ve yaralı olanların tedavilerini yapmaktadırlar.



Bu zulüm ne zaman bitecek? Yüreklerimizi yaralayan bu sahneleri daha ne kadar görmeye devam edeceğiz? Bu cinayetin sorumluları ne zaman hayvanların da Tanrı'nın ümmeti olduğunu hatırlayacaklar?



ARIF EKER! STOP THIS TORTURE!

These pictures were taken in a nearby distict of Istanbul. The dead dog with the Istanbul Municipality's tag on his ear, in the first three pictures is only three months old, operated, and dumped with the qauze on its wound. The other picture shows dogs dumped at the area where there is nothing available to eat. Animal portectors are trying to carry food to this place once or twice a week.


As is seen in the pictures, nothing has changed about the execution of Istanbul Metropolitan Municipality Veterinary Department. Dogs operated in a careless way, by unexperienced vets and dumped even before their wounds have healed to far away places where they don't belong, where they can find no food or water.


When will this torture stop! When will we not be seeing these appaling pictures. When will those who are responsible for these realize that these animals are also God's creatures deserving the right to live.